Down, Pantera’dan Philip Anselmo Hansen, Corrosion Of Conformity(COC)’den Pepper Keenan ve Jimmy Bower ve Crowbar’dan Todd Strange ve Kirk Windstein’in kurduğu Amerikan Güney Ligi All-star kadrosu gibi bir grup. Albümün adı da grubun kurulduğu şehir olan New Orleans Los Angeles’ın baş harflerinin bir araya gelmesinden oluşuyor. Down’ın 2. ve 3. albümlerinden pek haz alamayan birisi olarak söyleyeyim ki ilk abüm NOLA, “Vay Pantera’dan COC’dan Crowbar’dan elemanlar bir araya gelmiş, osursalar dinlenir nasıl olsa” diye düşünenleri utandıracak kadar iyi.
Philip Anselmo, Pantera’dan alışık olduğumuz hiperaktif vokalleriyle albümün başarısına oldukça büyük katkı sağlasa da asıl başarı şuradan geliyor: Parçalar, bulunan riffler, albümün temposu muhteşem. Bir kere hepsi birden Black Sabbath hastası olan bu adamlar sabbath tarzını(doomy diyelim) akılda aklıcı rifflerle birleştirip deve yürüyüşü tempoda ama gene de fena halde hareketli bir biçime öyle sokmuşlar ki, albüm baştan sona süt gibi boğaza takılmadan lıkır lıkır gidiyor. Albümde en ortodoks rokçıdan, metalciye hatta thrash dinleyicisine kadar herkesi tatmin edecek malzeme bol bol var. Black Sabbath virüsüne maruz kalıp da bunu bünyesinden atamayan, hatta atmak da istemeyen biri olarak söylemeliyim ki bu albüm Sabbath takipçisi müzisyenler tarafından yapılmış en iyi albümlerden birisi. Albümün son parçası muhteşem “Bury me in smoke” (Beni köyümün dumanlarında yıkasınlar
) kapanış duası mıdır, yoksa Phil’in vasiyeti midir diye düşünmeden edemedim. (Şimdi dumanın ne olduğunu açıklattırmayan bana, Black Sabbath’a “Sweet Leaf” parçasını yazdıran şey neyse duman da o)
Netice itibarı ile iyi bir kadrodan 70′li yılların hard rock’ına gönül vermiş, metal’e kalbini kapamamış bünyelere şifa olacak yıllarca hatırlanacak bir albüm bu.


